BÜTÜN KALBİMLE SİZLERİ SELAMLARIM! http://www.benimblog.com/kuddusisevinc
Customize your blog

Myspace layouts




Google
Web www.google.com.tr
Image hostingBigoo>layout for myspace

Friendster images

Image hosting

« Önceki | MySpace

22/9/2009

o gözlerin var ya

Hala içimdesin..

bu buğulu gözlerin hala

Karanlığımda sana sarılıp uyudum..

Seni içimde büyüttüm ve seni kimse bilmedi..

Seni yüreğimde açtığım bembeyaz sayfalara yazdım.

Sen Benim Mucizemdin… Sana dokunmak bir mucizeydi

seninle olmaksa bir mucizeyle yaşamak..

Hâlâ benimlesin ve hâlâ gecelerim senin; tıpkı kalbim gibi….

aklımda.

keşkelerimiz olmasaydı , olmasaydı sonumuz böyle

içimde güzel olan olan herşey öldü biliyormusun...

sonsuzluğumsun, sonum olacaksın...

şairin dediği gibi;

sevemedi istanbul ikimizi

seninle hiç istanbulda olamadık

göremedi istanbul ikimizi...

3/2/2007

kadın

KADIN

Bir kadın çocuktur aslında..  
Çocuk gibi davranmayı sever.  
Erkeğin kendisine bir çocuğa gösterdiği şefkati göstermesini ister.
Bir çocuğu okşar gibi incitmekten korkarak okşamalıdır erkek kadını.
Ama çocuk gibi de davransa, her kadın dinlenilmeyi, dikkate alınmayı ister.
Yani bir kadının çocukluk yapmasına izin vereceksiniz,
ama asla onu bir çocuk olarak görmeyeceksiniz

 

Bir  kadın güçlüdür aslında.
Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür.  
Ama bu gücünü her zaman ortaya  koymayı sevmez.
İster ki erkeğinin gücü kendisine huzur  versin.

Kendi kendine yapabileceği şeyleri 

bile erkeğin yapmasını bekler.
Böylece hem daha kadın olduğunu hissedecektir,

hem de erkeğinin ne kadar güçlü olduğunu görecektir.
Ancak kadın gücünü göstermek  istediğinde onu engelleyemezsiniz
Yapmak istediği bir şey varsa onu mutlaka yapar.

 

Bir kadın sevgilidir aslında.

İçinde her zaman sevgiyi taşır.  
Sevdiklerinden kolay kolay ayrılamaz.

Sevdiklerini kolay kolay kıramaz.
Zor sever ama tam sever.  
Bir kadının tam anlamıyla sevebilmesi  için
yüreğinin kabul ettiğini beyninin de kabul etmesi gerekir.
Ve sevmezse de onu asla sevmeye zorlayamazsınız.

Belki kolayca yüreğine girebilirsiniz.
Ancak beyninde yer etmemişseniz her an terk edilebilirsiniz.
Sevmediği halde terk etmeyen kadınlar da vardır elbette.
Bunun nedeni ise engelleyemedikleri "acımak" duygusudur.

 

Bir kadın yalnızdır aslında.  
Hiçbir zaman bir kadını bütünüyle elde edemezsiniz.
Kendisine ait bir dünyası vardır ve orada hep yalnızdır.
O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez.

Hiçbir anahtar o dünyanın kapısını açamaz.
Yalnızlık onun sığınağıdır.  
O sığınağa ne zaman gireceğine, ne kadar kalacağına hep kendisi karar verir.
Sığınaktayken oradan çıkmaya zorlarsanız onu sonsuza

dek kaybedebilirsiniz.

 

Bir kadın bilgindir aslında.  
Neler yapabileceğini erkek aklı hayal bile edemez.
Yaratıcılığının sınırı yoktur.  
Ama bunu ortaya çıkartmak için hayatının erkeğini bekler.
Hoyratça harcamaz yaratıcılığını sadece erkeğine saklar.
Bir kadının gerçek erkeği olmayı başarabilmişseniz çok şanslısınız
demektir.
Çünkü yaşamınız asla sıradan olmayacaktır.

 

Bir kadın hayattır aslında.
Çünkü hayatın içinde olan her şey ancak kadınlar olduğunda anlam kazanıyor.
Yemek yemek, su içmek bile.  
Bir kadının elinden içtiğiniz suyla kendi kendinize bardağı doldurup içtiğiniz su arasındaki lezzet 

farkını anlayabiliyor musunuz?

Anlıyorsanız ne mutlu size. Anlamıyorsanız,

ne yazık ki yaşamıyorsunuz.

                                                                                                                                                                                   CAN DÜNDAR

2/1/2007

2/1/2007

Anlar Gibiydin…

Anlar Gibiydin…
Oysa sen, onlar gibi değildin... Anlar gibiydin.
Zaman aktı, geldikleri gibi gitmesini bilen cinslerden. 
İnsanlar konuştu, uzun uzun ve sık sık. 
Gözlerim uzun süre gittiğin noktada bakakaldı, ayak izlerine.
Kaybolmayan sevgin gibiydi gözlerim, yokluğunun aksine.
Uzun zaman geçti.
Sen biteli...
Ve ansızın çekip gideli...
Uzun zaman geçti. Bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar dakikalar. Yavaş aktı yokluğunu düşündüğüm anlardaki cümlelerim. Ve hiçbir şey diyemeyişim. Yavaştı
zamanın akışı...
Hiç kimseye benzetemediğim yanların içindi sende kalan suskunluğum. Ve en çok seni söylemekti, seni sana anlatmaktı doyasıya. Ve her iki cümle arasında hiç kimse olmayışının ifadesini anlatabilmekti her düşüm. Düşlerimi
gerçekleştirdiğim kadar düştüm, giderken gözlerinin içinden...
Dakikalar içinde, çok fazla öldüm.
Her damla da tekrar tekrar öldüm...
Ve sen beni anlayan gözlerinin aksine,
beni tane tane terk ettin kendi içinde...
Ve gittin. Ansızın bittin… Gidişinin ayak izlerinde seni izlerken, beni
düşürdüğün son umudum geldi gözlerimin önüne...
Anladım. Ben senin için. Hiçbir şey değildim. Hiç kimse de değildim. Son terk eden hep bendim, ayaklar altında kalan göz yaşlarımın ıslaklığında serinleyen her bir kum tanesiydim...
Ölen bendim... Giden sen...
Oysa sen, onlar gibi değildin...
Anlar gibiydin.

 

5/12/2006

5/12/2006

Ayak izlerini silerdim

Unuttuğun Unutur Mu? / Sen Söyleme -

Ayak izLerini silerdim, üzerine basmasınlar diye..

insan, neden insanca yaşamayı denemez? Kendilerine ait olmayan yaşamları, yaşanmaz hale getirmek için neden yarış içine girer? inan ki ''gücüme gidiyor, böyle yaşamak''

Kimsenin uğramadığı bir dağın, zirvesinde saklı bir mağarada ne para, ne pul; ne fatura, ne okul; uygar dedikleri bu dünyadan hiç ama hiçbir þey olmadan yalnız sen, yalnız ben, sadece ikimiz; göz, göze; koyun, koyuna yaşasaydık ne güzel olurdu değil mi sevdiğim? Ömrümüz katlanırdı, eksilen zamana inat, yıllarca..

Olmadı, maalesef olmadı...
Ötekiler var ya, hani seni, hani beni, hani bizi, bizden çok seven ötekiler, bırakmadılar bizi.... şimdi yüzümüze bakıp, 'üzgünüm' diyen ötekiler...


insan, neden insanca yaşamayı denemez? Kendilerine ait olmayan yaşamları, yaşanmaz hale getirmek için neden yarıp içine girer?

inan ki ''gücüme gidiyor, böyle yaşamak''...
Yaşam direncimi kaybeder gibi miyim, ne? Anlayamıyorum sevdiğim, anlayamıyorum... Senden kalanları ne yapacağımı da bilemedim, onca geçen zamana rağmen... Atamam! Tenine, yüreğine değdi hepsi. Üstelik biri bulur da, o büyülü kokunu duyarsa; bilirsin kıskanırım, dayanamam... Bendeki değerini anlatamadım değil mi sana? Anlatamayacak kadar da korkağım hâlâ..

Oysa tırnaklarını, tarağımda kalan saçlarını bile kesip saklardım ben senin.. Elimden gelse, gezdiğin yerlerdeki ayak izlerini silerdim, üzerine bir başkası basmasın diye.. Ancak anlatamadım sevdiğim, anlatamadım....

Sarılmak, bağrına yaslanmak, kucağında dinlenmek, saçlarımı okşarken, dizinde uyumak varken; boş düşlerimle oyalanıyorum, gecenin bu çingene saatlerinde.. inat edip, yaşlarımı tutmaktan boğuluyorum.. Ama ağlamıyorum sevdiğim, hiç ağlamayacağım da.. Senin anımsadığın gibi, mayısta açmış, Cezayir menekşesi gülüşlerimde kalacağım her zaman, ötekilere inatla, anlamasalar da....

Ya sen? ? ?
Unutturmayı başardılar mı beni sana?


Tamam sus, duymak istemiyorum, sen sus, sen söyleme....

 

                                                                                             alıntı

20/11/2006

20/11/2006

Başka birşey değildir sevmek

Bazen ağlayabilmektir sevmek
çocukların gözlerindeki damlaların
patlayan kırmızı bir balon sesinde dönüştüğü çığlığı
veya elinden kaçırdığı uçurtmasının peşinde koşmasının
-mavi bir düşle aynı şeyi ifade ettiğini bilebilmektir / sevmek!

sevmek (!) bir cumartesi akşamı
elinde dolu filesiyle açılan kapıdan
bir çift göze bakabilmektir!

boş kaldırımlarda ayak izlerine bırakılmış geçmişle
bir sokak lambası altında durup dinlendiğimizde
içimize çektiğimiz sigaranın dumanında özgür bırakılan
-gayet üşümüş, alıngan, tek bir yıldızı sahiplenmektir /sevmek

anlamını yitirmişken aşk!
kimsesizliğin nasırlı ellerinde şekillenmiş
midesinde açlığın ülserli sancısıyla haykıran dünyaya
insan olarak bakabilmektir / sevmek

sevmek(!) sabrın yara izlerini onur diye taşıyan annemizin
bir dilim ekmekte bize sunduğu şefkati
aynı tat ve onurla bütün çocukların ellerine verebilmektir
yoksa (!) başka bir şey değildir /sevmek

kadınlarımızın kara gözlerinde parıldayan namusu
-elini tuttuğumuzda sevgilimizin, koruyabilmektir
sevmek(!) uykuya daldığımızda yarın yeniden!
yeniden sevebilmektir (!) yoksa başka bir şey değildir sevmek

sevmek(!) savaşların göbeğine düşmüş çocukların
atom bulutları içinde kavrulduğu anda
kendi çocuklarımızın gözlerine bakabilmektir!

kaşık salladığımız çorbada bize gülümseyen sıcaklığın
midemize indiği andaki tokluğun
bir sonra ki günde devam edecek
tamahkârlık olduğunu anlayabilmektir
sevmek(!) acıyı su gibi yudumlamak!
yoksa, başka bir şey değildir /sevmek

titrek dudaklara bırakılan günahlar
ve bir genç kızın meme uçlarında moraran ihanetle
aşk’a eş kıldığımız sevdayı
kendi tırnak diplerimizde gömdüğümüz mezardan
yeniden canlandırdığımızda bir gül dalında!
yine yeniden gök kuşağı olunca bebeklerin saçları
sevdiğimizin elinden tutup, işte dünya../dünya!
işte sevgilim / diyebildiğimiz anda!

alnımızdaki ter taneciklerinde saklı tuzu
gözbebeklerimizde eritebilmektir /sevmek!

solgun hazan yapraklarının yeşile elveda dediği
yağmura ve rüzgâra direnen dallar
koca bir gövdeye saklamışken umutlarını
ilk cemrelerin kirpiğe değen tılsımıyla
bulut arkasına saklanmış güneşi
sevdiğimizin yüzüne döndürebilmektir /sevmek

sevmek(!) sarı kurdaleye hapis ince telli saçları
uçurup bir hücre penceresinden
özlem kokan avuçlarda umuda dönüştürmektir
aşk’a sırdaş../ aşk’a kardeş
bebeklerin taze dudaklarında emzik
anne memesinde hayat
sevgililerin ellerinde kenetlenmiş parmaklardır

hür olmak../ bir memleket gibi!
yoksa başka bir şey değildir /sevmek

                                                                 Levent Saral

blog layouts

myspace layout

Baharım sensin
Image hosted at bigoo

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı

Türkiye Yol Haritasi












Logo and Graphics Generator

TV'de Bugün
benden



Hayallerim var yüreğimle beraber her gün büyüyen,
. Geceyle beraber hergün gömülen
kartanem
Program Arama Motoru:


Friendster images

Ne zaman do?dunuz?

Friendster

MySpace

Ask Testi

Kendi isminiz ve soyadinizla sevdiginiz kisinikini yazin.Bakalim sonuç ne olucak :)

+ =