20 11 2006

Başka birşey değildir sevmek

 

Bazen ağlayabilmektir sevmek
çocukların gözlerindeki damlaların
patlayan kırmızı bir balon sesinde dönüştüğü çığlığı
veya elinden kaçırdığı uçurtmasının peşinde koşmasının
-mavi bir düşle aynı şeyi ifade ettiğini bilebilmektir / sevmek!

sevmek (!) bir cumartesi akşamı
elinde dolu filesiyle açılan kapıdan
bir çift göze bakabilmektir!

boş kaldırımlarda ayak izlerine bırakılmış geçmişle
bir sokak lambası altında durup dinlendiğimizde
içimize çektiğimiz sigaranın dumanında özgür bırakılan
-gayet üşümüş, alıngan, tek bir yıldızı sahiplenmektir /sevmek

anlamını yitirmişken aşk!
kimsesizliğin nasırlı ellerinde şekillenmiş
midesinde açlığın ülserli sancısıyla haykıran dünyaya
insan olarak bakabilmektir / sevmek

sevmek(!) sabrın yara izlerini onur diye taşıyan annemizin
bir dilim ekmekte bize sunduğu şefkati
aynı tat ve onurla bütün çocukların ellerine verebilmektir
yoksa (!) başka bir şey değildir /sevmek

kadınlarımızın kara gözlerinde parıldayan namusu
-elini tuttuğumuzda sevgilimizin, koruyabilmektir
sevmek(!) uykuya daldığımızda yarın yeniden!
yeniden sevebilmektir (!) yoksa başka bir şey değildir sevmek

sevmek(!) savaşların göbeğine düşmüş çocukların
atom bulutları içinde kavrulduğu anda
kendi çocuklarımızın gözlerine bakabilmektir!

kaşık salladığımız çorbada bize gülümseyen sıcaklığın
midemize indiği andaki tokluğun
bir sonra ki günde devam edecek
tamahkârlık olduğunu anlayabilmektir
sevmek(!) acıyı su gibi yudumlamak!
yoksa, başka bir şey değildir /sevmek

titrek dudaklara bırakılan günahlar
ve bir genç kızın meme uçlarında moraran ihanetle
aşk’a eş kıldığımız sevdayı
kendi tırnak diplerimizde gömdüğümüz mezardan
yeniden canlandırdığımızda bir gül dalında!
yine yeniden gök kuşağı olunca bebeklerin saçları
sevdiğimizin elinden tutup, işte dünya../dünya!
işte sevgilim / diyebildiğimiz anda!

alnımızdaki ter taneciklerinde saklı tuzu
gözbebeklerimizde eritebilmektir /sevmek!

solgun hazan yapraklarının yeşile elveda dediği
yağmura ve rüzgâra direnen dallar
koca bir gövdeye saklamışken umutlarını
ilk cemrelerin kirpiğe değen tılsımıyla
bulut arkasına saklanmış güneşi
sevdiğimizin yüzüne döndürebilmektir /sevmek

sevmek(!) sarı kurdaleye hapis ince telli saçları
uçurup bir hücre penceresinden
özlem kokan avuçlarda umuda dönüştürmektir
aşk’a sırdaş../ aşk’a kardeş
bebeklerin taze dudaklarında emzik
anne memesinde hayat
sevgililerin ellerinde kenetlenmiş parmaklardır

hür olmak../ bir memleket gibi!
yoksa başka bir şey değildir /sevmek

                                                                 Levent Saral


 

0
0
0
Yorum Yaz