27 09 2006

Devamı

27 09 2006

sıkıldım ben

Çok şey istemiyorum hayattan; Biraz huzur ve biraz da sadakat… Ama anladım ki bu bile haram bana. Ne huzurum var ne de aşığım dediklerimin sadakati… Rahat uykulara dalmayı, huzur içinde uyumayı öyle çok istiyorum ki. Ama eksiliyorum artık, tükeniyorum yavaş yavaş… Beden aynı beden belki ama ya o ruhum, Hele o dokunuşlar… Dokunuşlar aynı değil ki, aynı hislerle dokunamıyorum… Kendi dünyamı kendim bozuyor ve ardından yine kendi ellerimle kurmaya çalışıyorum. Yıkıp kurmak... Elimden gelen sadece bu...... Kendi hayatımı yıkıp yıkıp kuruyorum. Canım çok yanıyor.. Canımın acısını unutuyorum zamanla... Hayır, hayır, unuttuğumu sanıyorum... Kendimi kandırırsam, çevresindekilerin de bu yalana ortak olacağını düşünüyor, kendimce oynuyorum. Hem kendi, hem de başkalarının yaşamlarıyla... Yoruldum artık. Yıkılıp tekrar ayağa kalkmaktan yoruldum. Kendi hayalimin sonunu bulamıyorum. Belki de bir sonu yok. Yaşamı boyunca da o sonu sanırım yakalayamayacağım... İçimdeki çocuk her geçen gün biraz daha ölüyor.. Omuzlarıma çökmüş bir ağırlık var. Hani tam kendinizi iyi hissettiğiniz anda gelip çöreklenen, gitmeyen, bitmeyen ve yitmeyen... “Ve hiç gitmeyen, bitmeyen, yitmeyen sadık dostum hüzün... ” Sevdiklerim tek tek gittiler... Bir ihanet, bir bir isyan, bir umutsuzluk. Hepsinin bir sebebi vardı ayrılıklarımın. Sebebi de olsa vedalar hep hüzünlü... Bu bir oyun belki de ve o tiyatro sahnesinin senaristi yönetmeni hep başkaları.. Ben ise sadece bir oyuncu olarak kalıyorum.. Hayatıma birileri giriyor senaryolarını veriyorlar elime ve ben yalnızca oynuyorum... Engel olamıyorum bir çoğuna, gelip kendi oyunlarını oynatılyorlar bana... Bazen bir şeyler öğrenirim desem de hep bildik senaryolar, hep bildik adımlar... Vazgeçiyorum… Sıkıldım ben artık bu oyunlardan, bu sevgi nedir bilmez insanlaradan!!.... ... Devamı

26 09 2006

su gibi

Devamı

25 09 2006

sen ve sevdan

Seni ve Sevdanı Istemiyorum Artık.. Alışığım gitmelere. Ne canımı yakıyor ne de gözlerimden tek bir damla yaş akıyor. Sadece boş gözlerle bakıyorum gidenin arkasından ve sadece bitenin arkasından gülümsüyorum Belki de yetinmeyi öğrendim hayatın verdiği kadarıyla. Biliyorum ki ne bu ilk gidiş ne de son biten olacak. Yetinmeyi bilir misin Sana verdiği kadarıyla hayatın Hoş bilsende bilmesende Yara bere içinde bu yollardan geçeceksin Belki de oynamak istediğin bir oyun bu. Önce habersiz ve dönüşü olmayacağını söylediğin bir kaçış, ardından seni seviyorumla geri dönüşler bana yaşattığın. Tam yaraları kapatmaya çalışırken yüreğim, yeniden karşıma çıkışlar. Beraberinde yine bir sürü yalanlar, yanında yeni ihanetler, peşinde yeniden anlamsız yalanlar. Usandım bu oyunlardan, bıktım bu bitmez tükenmez arkadan vuruşlardan. Kazanmayı isterdim kaybetmeyi değil Ama olmadı yar Kendini kayırıyor her insan önce Bu yüzden aşka kıyar Tekrar gideceksen benden sevgili, eğer yine kandıracaksan beni yalanlarınla çok üzülmem, çokta koymaz bu yüreğime.. Yeter ki giderken bu kez beni bana bırak! Seni yüreğimde açtığım bembeyaz sayfalara yazdım. Artık onu ne sen ne de bir başkası kirletebilir. Ne olur sevgili, beni bana bırak ve git!! Ne seni ne de sevdanı İstemiyorum artık. Anlıyor musun? Giderim alışığım gitmelere Direndi bu Can; ne bitmelere Giderim alışığım gitmelere Gerek yok isyan etmelere Devamı

25 09 2006

gönül sehri

Devamı

25 09 2006

sen beni öldürüyorsun

Ne zaman canım sıkılsa, gitmek isterim uzaklara Ne vakit seni düşünsem ki düşünmesem olmuyor Gözlerin gelir aklıma, ah o çocuk gözlerin Tam göğsüme saplanır, bıçak gibi sözlerin Ne hayalin terk ediyor beni ne de geriye tek bir umudum kaldı. Yine de ne zaman bir şiir okusam mısralarındasın. Ne zaman bir şarkı dinlesem hala sözlerindesin. Bir kitap okuyorum dökülüyor sayfa aralarındaki kurumuş kır çiçekleri. Uzanıp alamıyorum düştüğü yerden. Ben ölüyorum ve sen bunu bilmiyorsun… Ne kadar kaçsam kendimden, bir o kadar yakalanırdım Ne kadar seni istesem, sen hiç yanımda olmazdın Gözyaşı biriktirdim, gözyaşım ince sızı Düşündüm de bir zaman, bunu ben hak etmedim Ne garip bir hayat bu yaşadığım, bir papatya falı gibi; mutluyum/mutsuzum diyerek koparıyorum hayatımın sayfalarını tek tek. Tüketiyorum yaşamı, tükeniyorum ağır ağır. Ben ölüyorum ve sen bunu bilmiyorsun… Her limandan bir gemi, alır götürür beni Hayal bu ya üstelik, gitmeler üzer bizi Geçmiyorsam içinden, sevemedim bu fikri Gidiyorum inadına, al aşkını ver beni Öyle çaresiz hissediyorum ki kendimi. Yine yağmur olup yağsan diyorum avuçlarıma, filizlense yine yok olan umutlarım. Yine geceler boyu bıkıp usanmadan yazsam, duvardaki gölgelerde seni bulsam, gözlerim kapansa senin sıcaklığın kaplasa bedenimi. Ama olmayacak biliyorum. Ben ölüyorum ve sen bunu bilmiyorsun… Sen beni öldürüyorsun Sen bunu bilmiyorsun Sen beni öldürüyorsun Sen bunu hep yapıyorsun Geceler büyüyor içimde, bir de yalnızlığım. Yıkılan umutlarım, hayallerim de terk ediyor artık birer birer. Gecenin koyu ve can yakan karanlığına inat bir tek çocuk bakan gözlerin terk etmiyor beni inadına. Sen beni öldürüyorsun                                    ve bunu hep yapıyorsun… ... Devamı

25 09 2006

melek

Devamı

25 09 2006

yerli kız

Devamı

25 09 2006

ask rüzgarı

Devamı

25 09 2006

zor sevda

Devamı